Hipofiz
Hipofiz neoplazmları hastaların %15-50′sinde görülür. Bu tümörlerin büyük kısmı prolaktin sekrete eden adenomalardır. Hipofiz tümörleri hormonların
hipersekresyonu yada komşu yapıların kompresyonu ile semptom verirler. Büyük adenomalar optik kiazmaya bası ile görme meme estetik alanı defektlerine yada normal beze bası ile hipopitüitarizm bulgularına ‘neden olurlar. Prolaktin
sekrete eden tümörler kadınlarda amenore ve galaktoreye, erkeklerde ise hipogonadizme neden olurlar. Hastaların yaklaşık %30′unda growth hormonun fazla üretilmesi nedeniyle akromegali gelişmektedir. Daha az sıklıkla Cushing hastalığı saptanabilir. Fonksiyonel yada nonfonksiyonel hipofiz tümörleri cerrahi yada irradyasyonla ablasyon gerektirirler. Bir dopamin agonisti olan bromokriptin, prolaktin sekresyonunu inhibe eder, prolaktinomaların tedavisinde kullanılır. Diğer tümörler MEN-I’li hastaların %40′ında adenomalar gibi adrenokortikal lezyonlar gelişir. Ancak adrenokortikal hiperfonksiyon nadirdir. Tiroid karsinomalar ve adenomalar hastaların % 15′inden fazlasında görülür. Nadiren multipl lipomalar ve karsinoid tümörler oluşabilir.
MULTİPL ENDOKRİN NEOPLAZİ TİP IIA VE IIB (MEN IIA VE MEN IIB)
Otozomal dominant geçerler. MEN ila ve Ilb’nin lokusu kromozom lO’un perisentromerik bölgesindedir.
KLİNİK VE PATOLOJİK ÖZELLİKLER
Medüller Tiroid Karsinoması (MTC)
MTC, tüm tiroid malignansilerinin %10′unu oluşturmaktadır. Vakaların yaklaşık %80′i sporadik MTC vakalarıdır. Medüller tiroid karsinoması MEN Ha vellb’de ortaya çıkan ilk anormalliktir. Pik insidans 2. ve 3. dekatlardadır. MTC, immünohistokimyasal olarak MTC hücrelerinde kalsitonin saptanmasıyla tanınır. MEN ila ve Ilb de MTC, bilateral olarak, her tiroid
lobunun orta ve üst parçasında muHisentrik tümör odağı şeklinde oluşur. Bilateral MTC varlığı kuvvetle familyal bir hastalığı düşündürmelidir.
Medüller tiroid karsinomu hücreleri sensitif bir plazma markerı olarak kalsitonin salgılar. AE tip amiloidjörülebilir. Semptomatik hastalarda renal yada üreteral itiazis ve/veya nefrokalsinozis genellikle gelişmektedir.
¡!ünkü idrardaki kalsiyum düzeyleri kandakinden mksektir. Hiperparatiroidizmin iskelet bulguları sık ieğildir. Tanı serumda kalsiyum ve parathormon ;eviyelerinin ölçülmesiyle konulur.
MEN-I ve paratiroid hiperplazisi olan hastalar jenellikle subtotal paratiroidektomi (3.5 bez) ile tedavi îdilirler, Rekürren hiperparatiroidizm insidansı %40, calici hiperparatiroidizm insidansı ise %25′dir. Bu nedenle multiglandüler hiperplazisi olan hastalarda tedavi yöntemi paratiroid dokusunun nondominant inkol kası gibi ektopik bir bölgeye ototransplantasyonu le total paratiroidektomidir. Böylece hiperkalsemi
nsidansı azalır.
Pankreas
MEN-I’in ikinci en sık klinik bulgusu pankreas adaak lücresi neoplazisidir. Patolojik değişiklikler tipik olarak nultisentriktir. Gross olarak saptanan tümörden uzakta >ezin içinde hiperplazi yada mikroadeno m oluşumu
jörülebilir. Duodenum duvarında tek yada multipl ıdacık hücresi tümörleri bulunabilir. MEN-I’li hastalarda in sık pankreas adacık hücresi tümörü gastrinomadır. iastalarda ciddi bir peptik ülser hastalığı saptanır.
3astrinoma tanısı hiperasiditenin saptanması (gastrik asit ıipersekresyonu) ve eleve açlık serum gastrin seviyeleri >100 pg/ml) dir. Tanı anormal sekretin testi ile ioğrulanabilir. 2 U/kg sekretinin IV uygulanmasıyla
jastrininin serum seviyele-rinde 200 pg/mlden fazla /ükse lme meydana gelmelidir. MEN-I’li hastalarda jelişen adacık hücresi tümörleri multisentriktir ve malign »labilir. Önceleri bu hastalık için tedavi yöntemi total
¡astrektomiydi. Günümüzde ise H2-reseptör ıntagonistleri ve proton pompası inhibitörleri asit ıipersekresyonunun göğüs estetiği fiyatları kontrolünde etkilidirler. Zollingerîllison sendromlu ve primer hiperpara-tiroidili ıastalarda hiperparatiroidinin cerrahi olarak düzeltilmesi jastrik asit hipersekres-yonunun medikal olarak kontrolünü (Oİaylaştınr. Agressif medikal tedavi ve cerrahi ile ümörün progresyonu sınırlanır. Hastalar, bu nalignansiyi iyi tolere ederek uzun bir yaşam ¡ürebilmektedir. İkinci en sık pankreas adacık hücreli tümörü tısülinomadır. İnsülinomalar büyüktür (>2 cm). Sporadik vakaların tamamına yakını soliter olduğu halde MEN-I ie insülinomalar multipldir. Hastalarda nöroglikopeni, erleme, sersemlik, konfüzyon ve senkopla ortaya çıkan ekürren semptomlar görülür. İnsülinoma tanısı eş »manii olarak uygunsuz yükselmiş plazma insülin ve 2 peptid seviyeleri ile birlikte semptomatik hipoglieminin burun estetik ameliyatı saptanmasıyla konulur. Bu lezyonlar cerrahi
ezeksiyonla (subtotal pankreatektomi) tedavi edilirler. «ÎEN-Il’i hastalardaki insülinomaların yaklaşık %10′u naligndir. Dissemine yada difüz karsinoması olan ıastalar, streptozosin tedavisine yanıt verebilir. Ayrıca
